Öfkeli Ergene Dikkat!
30 Ekim 2017
Bir Narsisistik Kişilik Bozukluğu Kolay Olunmuyor
11 Kasım 2017

Aldatıyorum ya da Aldanıyorum Diyorsanız…

Günümüzde çoğu ilişki dışarıdan bakıldığında, kusursuz görünse de gerçekte neler yaşandığını çoğu kez çiftlerin sadece kendisi bilebiliyor. Çoğu ilişkide gelişen teknoloji, değişen yaşam standartları ve yetiştirilme tarzının etkileri ile ihanet, güvensizlik ve kıskançlık döngüsü mevcut. Birbirlerine henüz hiç ihanet etmeseler de yoğun güvenme probleminin ardında yaşamsal olarak çiftler birbirlerini kısıtlamakta, faaliyetlere engeller koyarak, sürekli takipte kalarak kendilerini ve ilişkilerini koruduklarını düşünmektedir. Sürekli bir aldatılma korkusu ve bir gün gerçekleşecek beklentisi çiftlerin peşini bırakmamakta… Üstelik bu güvensizlik için önceden aldatılmış olmaya da gerek yok, deneyimlenmese de bu korku hep mevcut. Çok sevdikleri halde bir o kadar güvenmek kolay olmamakta…

Peki neden aldatır ya da aldanırız? Sorusuna ise birçok cevap var. Bu sorun bazen kişinin kendinden kaynaklı bir problemi olabildiği gibi tamamen karşı taraf ile de ilgili olabilir. Ancak aldatma aldatılma döngüsünde tek taraflı olarak kusurlu olan, aldatan ya da aldatılandır demek; bir tarafın hatası görmek şüphesiz bir yüzleşmeden kaçınmadır. Hatalı olan kişiler değildir; yanlış olan bir taraf değildir, sorunlu alan sadece ilişkinin ta kendisidir. Patneriniz sizi aldatsa ya da aldatılan siz olsanız da çevreniz tarafından çok sevilen, saygın, başarılı, iyi biri olabilirsiniz burada ki sorunlu yer kişileri yargılamaya çalışmak ve kişiye kötü sıfatını etiketlemek olmamalıdır. Çünkü kötü olan kişi, değil ilişkidir. Aldatmanın bir çok nedeni olabiliyor; geçimsizlik, farklı bir arayış, örnek alınan yanlış aile ilişkileri, tatmin edilmeyen duygular, uzaklık, alışılmış ya da öğrenilmiş ilişki tarzı, alkol, başka problemlerin yansıtılması gibi çoğu şey sayılabilir ancak bunlar tamamen karakter özelliği olmayabilir, kötü giden bir ilişkinin sonucu olarak aldatma durumu yaşanabilir. Her ne kadar psikolojik etmenleri içerisinde barındırsa da, aldatmanın genetik üzerinde ki çalışmaları da mevcut. Son zamanlarda bilim adamlarının yaptığı araştırmalar ile aldatmanın geni bulundu. Stokholm’deki Karolinska Enstitüsü tarafından yürütülen araştırmada, en az beş yıldır birlikte olan çiftlere testler yapıldı. Araştırmanın sonuçlarına göre, AVPR1A 334 isimli genden iki tane sahip olan erkeklerin eşlerine bağlılık konusunda zayıf oldukları ortaya çıktı. Kadınlar da ise, İngiltere’de Prof. Tim Spector ve ekibi; 1600 tek ve çift yumurta ikizi üzerinde yaptıkları araştırmayla, kadınların sadakat ve genetik yapıları arasında doğrudan bir bağlantı olduğunu iddia etti. Fakat tamamen genetiktir demeyeceğimiz bu oranlar psikolojik ve çevresel faktörlerin etkilerini bir kez daha bizlere gösteriyor. İlişkilerinde aldatılma sorunları, güven problemleri yaşayan çiftlerin görünürde ki problemleri bu olsa da altında yatan buna iten sebepleri mutlaka araştırılmalıdır. Çiftler çözemedikleri bu noktalarda psikolojik destek ve çift terapisi mutlaka almalıdırlar. Bu terapiler ilişkiyi bitirmek ya da devam ettirme kararını terapistin vermesi demek değildir. İlişkinin sağlıklı yaşanması, devam etmesi ya da sonlanması için en uygun seçeneği kişilere buldurma  üzerine kararları kendilerinin alacağı bir sistemdir.

1 Comment

  1. Yörük türkmen kardeş dedi ki:

    Merve hanım anlattıklarınız çok doğru.benim insanlardan gözlemleyebildiğim aldatıyorsa da aldatmanın belli dönem sonrasında olduğu. yani aşk döneminin sona ermesi veya yatışmasından sonra yaşandığını düşünüyorum.aşkında yaşandığı dönemde hastalık hatta akıl hastalığı olduğunu olduğunu düşünüyorum çünkü; beyin hep orda tam bir takıntı şahsen öyle olmuştum .saygılar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: İçerik koruma altında.